Yazı büyüklüğünü değiştirmek için  + + + + +
Sivrice etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sivrice etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2009 Pazartesi

24 Mayıs pazar Sivrice den son iki kare


Dün fotograflarını gönderdiğim balıkların Izgara üstündeki görüntülerini eklemeden yapamadım.






Son kare ise bugüne kadar gördüğüm en büyük Katır tırnağı. Nerede ise Ağaç kıvamına gelmiş. Bizim oralarda yol kenarlarında çalı boyunu ve görünümünü aşamayan Katır Tırnağı. Sivrice de ağaç olmuş..


..Posted by Picasa

24 Mayıs 2009 Pazar

Sivrice-Babakale-Gülpınar rotası


Sivriceden saat 14 de çıktık kuş burnu, eski iskele, hıyarlık, çakmak, deveboynu burunlarını 300-500 m sancakta bırakan bir kıyı seyri ile 8 mil uzaklıktaki Babakale burnuna ve barınağına geldiğimizde saat 15;30 du.


Yola çıkarken mutedil batı olan hava kuzeye doğru döndükce sert karayele dönüştü. Biz önümüzdeki ve arkamızdaki 4-5 tekne hepimiz babakale barınağına sığındık ve kıçtan demir baştankara bağlandık. Asıl niyetimiz Gülpınara kadar devam edip yarınki yolumuzu biraz daha kısaltmaktı.


Akşam üstü saat 6:45 gibi hava kaldı. Orada tanıştığımız balıkcılar bize Gülpınar barınağının daha sakin ve güzel olduğunu söyleyince biraz tereddüt geçirip saat 8:10 da palamarı çözdük ve Gülpınar hedefli marşa bastık. Akşam karanlığında 1 saat süren bir kıyı seyirinden sonra tam karanlıkta seyir fenerlerimiz yanıyor olarak (ilk kez) Gülpınar barınağına girdik. Çok rahat yer bulduk ve yine eski usul kıçtan demir baştankara bağlandık.

Gülpınar hakikaten ufak tekneler için çok daha bir liman ancak biraz kum dolmuş su kesimi fazla olan tekneler ve yelkenli yatlar için çok sıkıntılı olur.

Bugün 8 mil Babakaleye 6 milde Gülpınara olmak üzere toplam 14 mil yol yapabildik..

Posted by Picasa

Uskumrular-Kolyozlar


Sabah 6 da balığa çıkmak üzere sözleşmiştik Mehmetle ancak biraz benden biraz da ondan kaynaklanan nedenlerle çıktığımızda saat 7 yi bulmuştu. Tüm yerli balıkçılardan 1-1.5 saat geç kalmış olarak yola koyulduk. Ve sanıyorum sabah bereketini kaçırdık. Avlağa giderken 10 iğneli uskumru çaparilerini çıkarttım ve aralara fırdöndü koyarak 30 lu bir takım yaptım ucuna da yarım kiloluk bir iskandil bağlayınca kahverengi, turuncu ve beyaz tüylerle karışık bir takım hazır olmuştu .

Ondan sonrası http://www.baliksevdasi.com/.
dan öğrendiğim teknikleri kullanmaya çalışarak balık aramakla geçti. İlk balığı bulduğumuzda Mehmet önce takım kesildi zannetti. Çünkü balık çok vurmuş ve iskandili havalandırmıştı. Sakin sakin takımı neredeyse iğne iğneye dolu bir şekilde yukarı aldık ve sancaktan ayıklayıp iskeleye aktardık.


Aynı şekilde 2 kez daha balık aldıktan sonra özellikle ayşenin bu balık bize de yeter Mehmede de yeter uyarısı ile katliam yapmadan kısmetimizi aldık ve saat 10:30 gibi bağlama yerimize döndük.


9-10 yaşlarında iken Sinopta aynı şekilde uskumru tuttuğumuzu hatırlıyorum. Ama sonra malesef Uskumru Karadenizden kayboldu. Birdaha da tutanı ne gördüm ne duydum.


Yıllar sonra güzelim Uskumru ile tekrar buluşmak bu güne nasip oldu.


Sağolasın Sivrice. Sivriceden balıksız geçtik dedirtmediğin için.


Ayrıca gerek takımların hazırlanmasında gerekse tekniklerin öğrenilmesinde büyük katkı yapan Balık Sevdası ailesine de teşekkür ediyor ve selam olsun sivriceden diyorum.


Gerisini fotograflar söylüyor. Ne yazıkki video çekemedik.
Posted by Picasa

Güzel yurdum ve küçük kılıç


Güzelim Uskumruları tuttuktan sonra karaya gelip balıkları pişirtmek üzere yine Muammer beyin klubesine geldik. O balıkları ayıklarken yedek mazotumuzu tamamlamak için 10 km. uzaktaki Bademli köyüne Mehmetin arabası ile gittik ve mazotumuzu bize Hatice abla verdi. Bende kendisinden izin alarak bu hoş görüntuyü sizle paylaşmak için fotograflarını çektim.



Dönüş yolunda da güzel katırtırnaklarının ve Sivrice koyunun arkasından gözüken Midillinin resimlerini çektim. Birer örnekde onlardan ekliyorum.



Küçük kılıç balığına gelince. Tabiki ben tutmadım. Ama tutsa idim kesinlikle bırakırdım. Çünkü küçük ve küçük olmakla birlikte bizim tüketemeyeceğimiz kadar da büyük. Muammer bey bizler gibi misafirleri için almış. Fiyatını sordum 90 TL verdim dedi. Kg bedeli 15 TL imiş. Herhalde İstanbuldaki fiyatı 3 misli falandır.



Mazotumuzu alıp geldikten sonra balıklarımızı ve muammer beyin küçük kılç balığından yaptığı muhteşem lezzetli şişleri yedik ve yol hazırlıklarımızı tamamlayıp yolumuza koyulduk.

Posted by Picasa

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Sivricede bir dost


Sivrice'ye ulaştığımızda bizi internetten takip etmekte olan ve varış zamanını aşağı yukarı kestiren Sinoptan çocukluk arkadaşım Mehmet Demirciyi bizi bekler bulduk. Mehmetle 11 yaşında yelkene beraber başlamıştık. Önce Optimistler sonra Piratlarda yarışmıştık.


Ayvacıkta yazlık evi olan ve yöreyi iyi tanıyan Mehmet bizi Bektaş köyü mendireğinin 300 m doğusunda kalan kulübeden bozma bir restorana götürdü .
Meğer burası herkesce bilinen ve ünlülerin sık sık gelip balık yediği Muammer Can beyin mekanı imiş.


Salaş ve sempatik sözcüklerinin anlamlarının cuk diye oturduğu bir yer.
Neredeyse bütün günümüzü ve hatta gecemizi orada geçirdik. Olağanüstü güzellikte ve tazelikte mezeler balıklar yedik. Ayşe acilen Muammer ustadan Kalamar dolmasının tarifini aldı (sanki Sinop'ta kalamar bulabilecekmiş gibi).


Adet olduğu üzere her raporda bir hayvancık var. Martı, ördek köpek vs. Bu rapor için de yeni doğmuş yavru keçi bulup annesi ile beraber fotograflamış Ayşe.


Ertesi sabah saat 6 da buluşup beraberce balığa çıkmak üzere Mehmetle sözleştik, güzel ve eğlenceli bir günün ardından teknemize gidip muhteşem bir uyku çektik.


Yarınki raporda bol balık olur diye bir his var içimde öyle ya burası Sivrice yani amatör balıkcıların cenneti...

Posted by Picasa

Küçükkuyu sivrice rotası

Bugüne kadar yaptığımız en kolay ve en keyifli seyirdi.

Kıyıdan 200-300 m uzaktan ve çok ağır bir şekilde yol aldık. Hava muhteşemdi.

Küçükkuyu Assos arası 13 mil (sinop- Gerzae kadar) Assos _sivrice koyu arası ise 6-7 mil. Toplam 20 mil yol aldık. Assos'tan sonra Midilli Adası İskelemizde giderek yaklaştı ve büyüdü. Ana kara gibi bir hal aldı.

Son 2 milde rüzgar batıdan doğru sertce esmeye başladı. Ama biraz daha sertleştiği zaman biz barınağa bağlanmıştık bile.
Posted by Picasa