Her Zamanki gibi sabah 5;30 da kalkış ve köpeklerin karaya çıkartılmasından sonra marşa basıldı emanet koltuk halatları ve tonoz halatı bulunduğu gibi düzenle bırakıldı ve yola koyulduk.
Günün ilk gri ışıklarında arkamızda kalan beş kapılar kalesinin resmini çekebildim.
Birde
Bu adalardan b,r tanesinin arkasına dolanınca çok güzel bir kare ile karşılştık. Çarşaf gibi sakin suların üstünde küçük bir balıkçı kayığı, kayığım kıçında ağ çeken genç bir balıçı , başında ise ona yarenlik eden bir Martı duruyordu.
Yanlarından geçerken ışığın yettiği ölçüde fotograflarını çektim. İkisine de selam verdim. Balıkçı selamımı aldı karşılık verdi ama Martı kibirle başını çevirdi.
Martı ile arkadaşını geride bıraktıktan ve birbirinden güzel foça koyları önünden kıyı seyri yaptıktan sonra çandarlı körfezine girmemiz saat 7 yi buldu. O saate kadar süt liman olan deniz birazcık ta olsa yüzünü buruşturmaya başladı bize. Bizde bu ikinci körfez geçişimizde hafif tırsak bir rotayı mümkün mertebe hızlı ve selametle geçtik körfez daha fazla yüzünü asmadan.




