Yazı büyüklüğünü değiştirmek için  + + + + +
foça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
foça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Foçadan çıkarken

17 Mayıs Pazar-Foçadan çıkarken

Her Zamanki gibi sabah 5;30 da kalkış ve köpeklerin karaya çıkartılmasından sonra marşa basıldı emanet koltuk halatları ve tonoz halatı bulunduğu gibi düzenle bırakıldı ve yola koyulduk.

Günün ilk gri ışıklarında arkamızda kalan beş kapılar kalesinin resmini çekebildim.




Birde foça çıkışındaki adaların. Bu sularda o kadar çok ada varki buraları tanımayan veya haritası olmayan biraz zor bulur yolunu. Bazen hangisi ada hangisi anakara karışıyor.
Bu adalardan b,r tanesinin arkasına dolanınca çok güzel bir kare ile karşılştık. Çarşaf gibi sakin suların üstünde küçük bir balıkçı kayığı, kayığım kıçında ağ çeken genç bir balıçı , başında ise ona yarenlik eden bir Martı duruyordu.

Yanlarından geçerken ışığın yettiği ölçüde fotograflarını çektim. İkisine de selam verdim. Balıkçı selamımı aldı karşılık verdi ama Martı kibirle başını çevirdi. Belki içinden söylenmiştir de ama niz duymadık. Bence Martı haklı.

Martı ile arkadaşını geride bıraktıktan ve birbirinden güzel foça koyları önünden kıyı seyri yaptıktan sonra çandarlı körfezine girmemiz saat 7 yi buldu. O saate kadar süt liman olan deniz birazcık ta olsa yüzünü buruşturmaya başladı bize. Bizde bu ikinci körfez geçişimizde hafif tırsak bir rotayı mümkün mertebe hızlı ve selametle geçtik körfez daha fazla yüzünü asmadan.
Posted by Picasa

Çandarlı Körfezini geçtikten sonra


17 Mayıs Pazar Çandarlı Körfezini geçtikten sonra

Foça-Bademli koyu arasındaki uzaklık bizim rotamız ile yaklaşık 24 deniz mili. Bu mesafenin son 5 mili yine sancakta denize dik inen vahşi kayalar, iskelede ise adalarla dolu nefis bir kıyı seyrinden oluşuyor.

Eklediğim fotograflar daha iyi fikir verecektir.

Son iki fotograf Bademli koyunun girişinden hemen önceki ve gerçekten bir kalem orantısı ile ince uzun bir ada olan Kalem adası ile anakara arasındaki geçişi gösteriyor. Son fotograf ise kalem adasının kuzey ucunu.

Biz de bu kuzey ucunu geçerek sancağa döndük ve bademli koyuna girdik. Oradaki iskeleye yaklaşarak balıkcılara bakkal olup olmadığını sorduk. Önce yok dediler sonra köyde var ama uzak dediler. Bağlanıp bir gece kalabilirmiyiz dedik. Yurdum insanı hemen yer gösterdiler. Bu kez hazır tonoz yoktu ama İskeleye bağlı arızalı ve tamirde olan büyük, eski bir tekneye aborda olduk.



Posted by Picasa

Foça-Bademli arasında


17 Mayıs Pazar- Foça-Bademli arasında Mürettebat çok çalıştı

Battaniyeler temizlendi silkelendi. baş üstünden.

Şirketteki işler takip edildi denizin ortasından.

Kamara mutfak temizlendi düzenlendi. Termostan bozma vazoya iğde çiçekleri yerleştirildi kamara güzel koksun diye.

Ve hatta saç kesimi bile yapıldı kıç üstünde.



Posted by Picasa

Foça -Dikili Bademli Koyu


17 Mayıs Pazar. Foça -Dikili Bademli Koyu arasında izlediğimiz rota. Foçadan kıyı seyrı ile çıkıp Çandarlı körfezine girince yaklaşık 2 saat süre ile 30 derece kuzey-doğu ya dümen tuttuk sert hava gelirse Çandarlı barınağına kaçabilmek için. Daha sonra bir saat kadarda 350'' kuzeye yöneldik. Daha sonra kalem adasını iskelemizde bırakarak bademli koyuna girdik.







Bademli ılıca koyu Dikiliye bağlı bademli köyünün sınırları içinde ve dikili limanına denizden 7 mil karadan 7 km. mesafede. İç kısımları oldukça sığ. Nefis bir tabiat var ve tüm koy zeytin ağaçları ile süslü tepelerle çevrili . Çoğunlukla yerel küçük balıkcı tekneleri tarafından kullanılan her tür havaya karşı iyi korunan bir koy..

Posted by Picasa

17 Mayıs 2009 Pazar

Mordoğan Foça arasında izlediğimiz yol


Mordoğan Foça arasında izlediğimiz yol.













Eski Foça limanının genel görünümü bağlama yerimiz. Küçük deniz denilen koy bizim bağlama yerimizin sağında kalan sivri üçgen koy. Canlılık orada.
Posted by Picasa

Foça limanı




Foça limanındaki iskeleye bağlandıktan sonra biraz teknenin, biraz kendimizin sağına soluna çeki düzen verip iki köpeğimizi tanklarını boşaltmaları için, iki mazot çantamızı da doldurmak için yanımıza alarak Foçaya ayak bastık.



10 dk. yürüme mesafesinde hem mazotumuzu bulduk hem aradığımız diğer önemli iki şeyi. Sarımsak ve küçük bir çamaşır leğeni. Bir de karşımıza Mado çıkmaz mı ? Tabi ayıp olmasın diye dondurmaları da hallediverdik arada. Sonra Tekneye döndük ve Ayşe sarımsaklı domatesli ve zeytinyağlı makarna dan oluşan nefis yemeğimiz hazırladı.



Yemeği yedik arkasından kendimizi teknenin bordasından denize atıverdik. Su biraz serin olsa da yorgunluğumuzu alıverdi. Üstüne de 1.5 litrelik bir pet şişe tatlı su ile duş da yapınca hiçbir sorun kalmadı.



Mazot konusuna gelince İzmirden foçaya kadar ortalama 2100 devirde 9 saat motor çalıştırıp 40 mil yol gelmişiz ve 12 litre mazot harcamışız. Bu bana oldukca iyi bir sarfiyat gibi geldi yani az mazot harcadığımızı düşünüyorum.




Mazotumuzu fulledikten sonra akşam yemeğinde Foça’da yazlık evleri olan Şükran ve Mehmet Emin Tacar kardeşlerin davetlisi idik. Onlarla bereber yürüyüş yapınca Foça’nın aslında bizim görebildiğimizden çok daha güzel bir yer olduğunu anladık. Bizi Küçük Deniz denen ve ilçenin merkezi konumundaki başka bir koya götürdüler. Nefis bir manzara ve çok güzel bir yapılaşma gördük. Oldukça dar ama derin bir koyu sıra ile bağlı irili ufaklı tekneler, teknelerin bağlı olduğu dar rıhtımdan sonra geniş bir yürüyüş yolu ve yürüyüş yolunun ardında da sıra ile onlarca balık restoran’ı çevreliyor. Bu restoranlardan birinin açılışı vardı oraya gittik. Nefis ege otları , kalamar , Enginar ve dil balığı yedik. Bu nefis yemek için Tacarlara teşekkürler.




Saat 10:00 sularında teknemize geri döndük ve yorgunluktan bayıldık mı yoksa uyuduk mu bilmiyorum.




Yarınki raporda Foça- Dikili Bademli koyu yolu ve sürpriz konuk Palamut



Posted by Picasa

Mordoğan




(Bu rapor aslında 16 Mayıs Cumartesi Gününün raporudur)


Sabah kargalar kahvaltı etmeden uyanıp köpekleri çişe çıkarttıktan sonra şirin ve sessiz Mordoğan dan palamarı çözüp Karaburun’a gitme niyeti ile marş bastığımızda saat tam 6:00 idi. KSK iskelesindeki 3 geceden sonra ilk geceyi Mordoğanda geçirdik. Karşıyadaki sürekli solurgan sallantısından sonra aşırı sakin ve kıpırtısız Mordoğan limanında gecelemek bir garip geldi. Tekne o kadar sallantısızdı ki sanki evde uyuyor gibi olduk.


Kısa bir süre Karaburun istikametinde gittikten sonra fikir değiştirip rotayı Foçaya çeviriverdik. Hava çok uygundu ve bu havayı bulmuşken 14 mil açık körfez geçişini bitirelim dedik ve yokuş yukarı kuzeye tırmanmaya başladık. Ortalama seyir hızı 5.5 mil/saat ile 2 saat çok sakin bir havada yol aldıktan sonra foça kıyılarında biraz sirti çekip balık bakalım diye niyetlendik. Yaklaşık bir saat kadar muhtelif koylara girip çıktıktan sonra muhteşem eski foça (fokea)
limanına girdik ve yine yardımsever yurdum insanının misafirperverliği ile
limanda büyük deniz tarafında kolayca bağlama yeri bulduk. Hazır bir tonozdan halat alıp geniş ahşap bir iskeleye kıçtan kara bağladık. Kendi koltuk halatlarımızı bile kullanmadık. Bizim bağladığımız yeri kullanan yerli tekne 2-3 gün olmadığından bize onun koltuk ve tonoz halatlarını verdiler, tereyağdan kıl çeker gibi bağlandık.


Yolumuz aslında direk geçsek 11-12 mil arası idi ama biz biraz dolaşıp
uzattık yaklaşık 14 mil kadar bir yol geldik.

İlk fotograf Mordoğandan gün doğumu ikincisi Mordoğanın karşısındaki uzun adanın kuzey batıya bakan topuğu.


Posted by Picasa