Her zamanki gibi bu sabah da 6 da marşı basıp Marmara Ereğlisi hedefli Marinadan çıkıyordumki motorun daha doğrusu egsozun sesi kulağıma kuru kuru geldi kara motoru gibi
Biraz yol verdim bir tıkanıklık varsa açılsın diye açılmadı aksine duman saldı. Bunun üzerine marinaya tekrar geri giriyordum ki hararet ışığı yandı ve alarm düdüğü çaldı. Çaresiz stop ettim. Ayşe hemen oradaki bir ağ şamandrasını tekneye aldı demir atmışız hesabı.
Çaresiz soyunup teknenin altındaki su giriş ızgarasını kontrol etmek üzere atladım denize sabahın 7 sinde. Daldım baktım ızgara tertemiz. Naylon torba yosun vb. tıkamamış. Sonra çıktım yukarı kurulandım giyindim. Deniz suyunun girişindeki küresel vanayı kontrol etmek için farş tahtasını söktüm. Vanayı kapatıp üstündeki hortumu söküp vanayı açtım şakır şakır su geliyor. Orada da bir sorun yok. Sırada Jabsco vardı denizden suyu emen lastik dişli pompa (resimde motorun önünde altta ve solda gözüken sarı renkli ). Onun ön kapağını söktüm lastik dişlisini kontrol ettim. Yepyeni bir sorun yok. Daha sonra suyu denizden pompaya direk bağlasam belki kısa mesafeden suyu daha rahat çeker (arada 4 m hortum ve bir mekanik filtre var) diye düşündüm.
Nasıl yaparım diye hortum bağlantılarını kontrol ederken arkadaki filtreden gelen hortumun jabscoya girişi bana bir tuhaf ve çok siyah gözüktü . Yakından biraz detaylı inceleyince, telli hortumun buraya geçirilmek için ısıtıldığını neredeyse yakıldığını ve kelepçenin hemen arkasında bir zedelenme olduğunu gördüm. Hortumu hafifce eğince gördüğüm zedelenmenin hortumda 4-5 mm bir yarık olduğunu anladım. Anlaşılan zavallı pompa denizden su çekeceğim diye ne kadar çalışsa da buradaki yırtıktan hava geliyordu. Sorunu bulmuş rahatlamış sorunlu 3-4 cm.i kesip aynı hortumu ısıtmadan yakmadan rahatca jabsconun su girişine takmış kelepçesini güzelce sıkmıştım.
