Tekirdağ limanına yaklaşırken Optimistler karşıladı bizi. 9-10 tanesi limana yayılmış güzel rüzgarın tadını çıkarıyorlardı.
1970 yılına gidiverdim birden. Bizde Hızır Tarakcı'nın gözetiminde Sinop limanında bir pupa nizamı, bir pruva nizamı, çoğunlukla karayel arada gündoğusu ile bir adaya bir iskele başına süzülür gider gelirdik büyük heyecanlarla.
Makarası olmayan kendir ipi iskotalarla kontrol ettiğimiz
Tekirdağ marinasının alt yapısı tamamlanmış. Ancak 3-4 senedir hiç bir üst yapı yatırımı yapılmadan duruyormuş. Anladığım kadarı ile yüklenici firma ile mahkemelik olunmuş. Doğrusu yazık. Mendirekler ve rıhtımlar bitmiş üstelik çok da güzel ve korunaklı olmuş.
Diğer yatırımlar da yapılıp sosyal binalar, bakım ve çekek yerleri ve, pontonlar tamamlanınca İstanbuldaki marinaların fiyatlarının fahişliğinden şikayet eden pek çok tekne sahibi , teknesini buraya taşıyacaktır.
Yanda Tekirdağ marinada Rast fotografına bakınca teknenin giderek daha fazla göçerlerin arabalarına benzediğini düşünüyorum . Bir süre sonra teknenin üstünde plastik leğenler turşu bidonları falan bağlarsak şaşırmayacağım.
Tekirdağda kaldığımız süre içinde 2 bidon mazot takviyesi yaptık. Bozulan mutfak musluğu ile cebelleştik ve nerede ise hava kararır kararmaz yattık uyuduk.
