Teknede sebze , salata malzemesi ve meyve namına hiç bir şey kalmamış ayrıca içme suyumuz da azalmıştı.
Ayvalıktan bu yana ilk kez marinanın duşunda yıkanmanın tadını çıkartıp ve biraz dinlenip 8 saatlik yolun yorgunluğunu attıktan sonra köpeklerin tasmalarını takıp Çanakkaleyi gezmeye ve kumanya ikmali yapmaya çıktık.
Kısa bir gezintiden sonra yine karar verdik ki eğer Sinop olmasa idi biz mutlu mesut bir şekilde Çanakkalede de yaşayabilirdik.
İki tanecik fotograf ekliyorum. Çok güzel bir yapı olan saat kulesi ve tabiki Aynalı Çarşı'nın giriş kapısı. İçi biraz Mısır çarşısını andırıyor. . Muhtemelen eskiye sadık kalınarak çarşı tamamen renove edilmiş. Ama içindeki dükkanlarda hediyelik turistik eşyadan başka bir şey yok. Kesme taşlarla yapılmış yapının ahşap tavanını ahşap kiriş ve döşekler taşıyor.
